“Gelecek artık eskisi gibi değil”
Yukarıda okuduğunuz başlık İstanbul Kültür Sanat Vakfı
tarafından düzenlenen 2. Tasarım Bienali’nin 2014 için belirlenen teması. İlki
geçen sene düzenlenen bienalin yeni projeleri ateşlemesi için uygun görülen
teması küratör Zoë Ryan tarafından geçen hafta açıklandı. Tabii ki uyuduğum!
için katılamadığım basın toplantısından sonra elime geçen bültende çok hoşuma
giden bu başlığı okudum.
Bültende bir de şöyle bir kısım var; aynen kopyalıyorum:
“İstanbul’un tasarıma ve tasarımın günlük hayatla ilişkisine dair alternatif
düşünce üretmenin merkezlerinden biri olarak hızlı bir dönüşümden geçtiğini de
belirten Zoë Ryan, şehri, projeler, konuşmalar, atölye çalışmaları, yayınlar ve
eylemler için olduğu kadar online inisiyatifler oluşturmak için de dinamik bir
uzam olarak kullanacağını ifade etti.”
“Şu anda gelecek nedir?” sorusunun cevabını arayacak olan
etkinlik kentsel tasarım (şehir ve bölge planlama), mimarlık, iç mimarlık,
endüstriyel tasarım, grafik tasarım, moda ve tekstil tasarımı ile yeni medya
tasarımı gibi disiplinleri ve yaratıcı alanları kapsıyor. Katılmak
isteyenlerin, imge, animasyon, video, grafik, diyagram ve/veya metin formunda,
ama bu formlarla sınırlı da olmayan manifestolarını, 1 Şubat 2014 tarihine
kadar göndermeleri gerekiyor. Ayrıntılı bilgi için bkz: tasarimbienali.iksv.org
Etkinlik bu sene tamamen ücretsiz olarak düzenlenecekmiş, haberiniz olsun…
![]() |
Zoe Ryan, 2. Tasarım Bienali küratörü, Chicago Sanat Enstitüsü Mimarlık ve Tasarım Bölümü. |
Bienal’den serbest çağrışımla Tarlabaşı’na…
Evet, insanın gerçekten “dönüşüm”den geçilen şu süreç
içerisinde “kentsel dönüşüm” mevzusuna ciddi ciddi kafayı takıp, özellikle
Beyoğlu-Tarlabaşı civarında bilinçli bir şekilde kaderine terk edilip
yakılan/yıkılan, yeni sakinleri sürgüne yollanan dantel gibi eski binaların
peşine düşesi geliyor. “Rant” kelimesini enine boyuna masalara yatırası…
Niyetim doğru Ahmetcilik oynamak ya da mesaj vermek değil, sadece son yıllarda
kendime şu soruyu çok sorar oldum: “İstanbul mu dünyanın en güzel şehri yahu,
neden ki?” Ve içinde yaşayanlar seyrettikçe daha çok çirkinleşecek, tadını,
kokusunu, özelliğini yitirecek tabii diyorum. Ama karamsar değil umutluyum;
özellikle bu hazirandan sonra…
![]() |
Fotoğrafçısını ne yazık ki bilmediğim harika bir kare. Tarlabaşı ve kentsel dönüşüm için yazılan binlerce satıra eş değer. |
![]() |
Ali Öz'ün geçen sene Eylül'de açtığı "Ayıp Şehir" isimli fotoğraf sergisinden bir kare. |
“… o insanlar bir gecede buharlaştırıldı, evlerinden,
sığınaklarından atıldı. Hem de evleri 3-5 kuruşa, zorla belediye, devlet ve
özel sektör eliyle kamulaştırıldı ve o güzelim mimari doku yok edildi. Bir daha
asla yerine konamayacak bir yıkım gerçekleştirildi. Buradaki insanlar
sığınaklarından atıldı veya köylerine döndü, ya da uzaktaki başka varoş
semtlerine sığındılar.” Ali Öz
Ali Öz’ün Agos’tan Can Öktemer’e verdiği röportajın tamamı
için:
http://www.agos.com.tr/haber.php?seo=tarlabasi-sehrin-soylulastirma-adina-soysuzlastirilmasidir&haberid=4794



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder